Kemal Sunal’ın ‘Öğretmen’i nasıl delirir?

Bir Kemal Sunal filmi olan ‘Öğretmen’in depresyonla ne ilgisi olabilir? Kemal Sunal‘ın son dönem filmlerinin hüzünlü ve realist havasının, mizah duygusuyla birleşmesiyle çok duygulu ve güçlü hale geldiğini düşünüyorum. Çünkü filmin mizah duygusunun hüznünü, hüznünün mizah duygusunu güçlendiriyor.

Kemal Sunal‘ın son dönem filmlerinin (bir diğer Kemal Sunal filmi incelememiz için bakabilirsiniz.) toplumsal gerçekçi ve eleştirel filmler olduğu genel kanısı hakimdir. Buna itiraz etmek mantıklı görünmez. Bunlar toplumsal hayatın zorlukları arasında sıkışmış bireyi anlatan, kara mizaha yakın filmler. Bu filmlerde karakter talihe ve düzene bakıp gülümsemektedir hala, ama kapitalist aklı parmağında oynatamaz artık.

‘Öğretmen’ in yolculuğu

Öğretmen filminin hikayesi basittir, bir köy öğretmeni terfi olarak İstanbul’a tayin olur. Büyükkente birçok hayalle gelmelerine rağmen, ailenin karşılaştığı sadece geçim sıkıntısı olur. Komik olan, Öğretmen’in şimdi büyükkentten köye geri dönmeyi bir ödül gibi görmesidir. Ama başarısız olmakta ve cezalandırılıp köye sürülmekte ‘başarılı’ olamaz. Aksine yeni ödül ve takdirler kazanır.

Öğretmen geçim mücadelesine alışmaya çalışırken, pek çok komik olay yaşar. Kapıcılar Kralı’ndan, Orta Direk Şaban’dan alışık olduğumuz, iktidar ve güçle ilişkide doğan durum komedisi bu filmde örneğin öğretmen zabıtalardan kaçarken ortaya çıkar. Ya da seyyar satıcılık yaparken yaşadığı çeşitli aksiliklerde… Fakat buradaki komedi unsuru, sadece sistemin gayrı rasyonelliği ve acımasızlığından doğmaz, aynı zamanda kahramanın bu acımasız mekanizmaya dayanmak için geliştirdiği psikolojik çabayı ifade eder.

Öğretmen ve kültürün krizi

Film bize, toplumun ve kültürün içerisinde olduğu derin krizi de gösterir anlattıklarıyla. Tören ve ödül sahnelerinde parlak kelimelerle övülür Öğretmen ve öğretmenlik. Oysa ne eğitime ne de öğretmenlere böyle bir değer vermemektedir toplum.

Bu ikiyüzlülük, öğretmen’in kendine yetebildigi pastoral bir sefalet içinde olduğu köyde belirgin olmasa da, İstanbul’a gelmesiyle gün yüzüne çıkar. Öğretmenler odasında uyuklayıp durur öğretmenler, çünkü hepsi geçinebilmek için ek işler yapmakta ya da bir yerlerde çalışmaktadır. Eğitim gibi önemli bir kültürel alana değer verilmemesi, toplumun içinde olduğu çarpık yapıyı gözler önüne serer. Bu anlamda Öğretmen’in dönemi için cesur bir film olduğu söylenebilir.

Son Dönem Kemal Sunal Sineması

Bu filmde, Kemal Sunal‘ın ilk dönem filmlerinde olduğu gibi dünya dürüst ve saf karakterin etrafında dönmez ve talih onu gözetmez. İlk dönem filmlerinde, klasik kötünün kendi sonunu hazırlayacağı, dürüst olanın ise hikayenin sonunda güleceği fikri hakimdir. Fakat iyinin kazanabilmesi için, cesur ve kurnaz da olması gerektiğini biz deneyimimiz gereği biliriz.

Modern Tİmes (Charlie Chaplin)

Hikayede alttan alta işlenen hüzün, ekonomik açıdan ‘geleceksizleştirilmiş’ öğretmenin içine sıkıştığı aman vermez mekanizmadır. Bu anlamda Charlie Chaplin’in Modern Times’ını hatırlatacaktır belki de bize. Daha da hüzünlü olan, önemli bir görev olan uygarlığın değerlerini çocuklara aktarmayı meslek edinmiş öğretmenin, geçim sıkıntısına nasıl muhatap olduğu, görevinin önemine rağmen görevi dışındaki binlerce sıkıntı tarafından nasıl kuşatıldığıdır. Bu kuşatma o raddeye gelmiştir ki, akşamları ikinci iş olarak direksiyon sallayan, seyyar satıcılık yapan öğretmenler, öğretmen odasında uyuklamak zorunda kalırlar.

Bu noktaya kadar film gerçekçi ve gelecek açısından nötrdür. Kemal Sunal’ın yine aynı dönem filmlerinden olan ‘Yoksul’un çaycısı gibi Öğretmen’in de geçim sıkıntısını alt edebileceğini, en azından kente uyum sağlayabileceğini düşünmek isteriz.

Fakat hikaye başka bir yere doğru gider. Öğretmen ikinci işiyle para kazanabilmektedir artık, çocuğunun çalışmaya başlamasıyla durumu iyice düzeltir ve bir konut kooperatifine kayıt bile yaptırırlar. Fakat bu süreçte Öğretmen’in zihin sağlığı zayıflamaya başlar. Öğretmen önce zabıtalardan kaçtığı, hatta sınıfındaki öğrencilerin zabıtaya dönüştüğü kabuslar görür.

Öğretmen ve Delilik

Ardından gündelik hayatta bazı halüsinasyonlar görmeye ve bunlara göre hareket ettiği bazı krizler yaşamaya başlar. Örneğin ailesi ile yaptığı bir gezide zabıtaları görünce, ortada herhangi bir tehlike olmamasına rağmen çocuğunu alıp onlardan kaçmak ister. Gerçeklikle kabuslar birbirine girmiştir artık. Tam bu sahnelerde, Yılmaz Güney’in Umut’unun harika finalini hatırlarız.

Filmin sonlarında, pek çok başka halüsinasyon görmeye devam eder. Matematik dersinde çocuklara sebze meyvelerle ilgili bir soru yazdırırken kabzımal gibi bağırmaya başlaması, bu kabusların iş alanını işgal ettiği noktaya denk düşer. Bu noktadan sonra Öğretmen için akıl hastanesine gönderilmesi dışında bir yol kalmamıştır.

Film, bu bitişiyle karamsarlıktan yana tercihte bulunur. Böylece filmin depresif bir tona dönüşü, filmin sonunda tamamlanır. Fakat bu karamsarlık, gerçeklik eksikliği taşımaz ve filmin etkisini arttırır.

Filmin bugün ilgimizi çekebilecek bir başka yönüyse, günümüzde Y ve Z kuşakları olarak geleceksizleştirilme ve fakirleştirilme süreçlerini Öğretmen gibi tecrübe etmemizdir. Her cendere gibi, bu kabusun içinde de türlü kaygılar, korkular, boş inanlar, umutlar, komplolar eksik olmaz. Fakat bunlardan hangisi kurtarabilir bizi?

Burası içinde olduğumuz modern makineye nasıl cevap verdiğimiz, onu nasıl evrilttiğimiz ve onunla birlikte nasıl evrildiğimizle alakalıdır. Hepimiz bu cenderenin içersinde akıl sağlığımızı korumaya çalışıyoruz. Bu labirentin, sonuna geldiğimizde kime dönüşmüş olacağız? Ya da bunun yerine üzerimize üzerinize gelen duvarları mi yıkacağız?

“Kemal Sunal’ın ‘Öğretmen’i nasıl delirir?” için 3 cevap

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: