Yunus Emre ile melankoliyi yenmek

Yaklaşık bin yıl önce yaşamış Yunus Emre’nin bugün melankoliyi yenmemiz için bize ne yardımı olabilir? Bir şans vermenizi öneririm, çünkü ruhunuzda hangi derin çatlaklar oluşmuşsa oluşsun; Emre / Aşık / Amour Yunus’un bize duyumsatacağı ve bu çatlakları yumuşatabilecek ferah nehirler var. Bu nehirleri takip edebilirsek, İslam tasavvufundan hermetik geleneğe uzanan, güçlü bir kendilik etiği ve tekamül felsefesi ile karşılacağız.

Yunus ve hermetizm

Yunus Emre’nin bize vereceği şifadan söz ederken sırf bir mistikten ya da bir dini anlatıdan bekleyeceğimiz rahatlama ve huzuru aramıyoruz. Yunus Emre, İslam tasavvufu geleneği içerisinde yer almakla birlikte, kadim dünyadan günümüze dek gelen aşkın bir ‘kendiliğin’ aranması, bulunması ve retrifiye edilmesi / arıtılması geleneği içerisinde yer alır. Bu gelenek, insanın temel bir ihtiyacı olması bakımından zamansız olsa da, tarihsel olarak izini sürdüğümüzde (en azından bizim coğrafyamız için) Eski Mısır ile başlayarak oradan Yunan felsefesi ve Roma felsefesine, ayrıca İbranilikten Hristiyan Gnostiklerine ve İslam tasavvufuna geçerek günümüze kadar ilerler.

Bu gelenek, Hermes Trismetisgus ile başlar ve Hermetik öğreti ismini alır. Yunus Emre’nin şiirlerindeki Enel Hak düşüncesi yani Tanrı’nın evrenle birliği iddiası, bu iddiadan hareketle kişinin yaratıcıya batıni yolu takip ederse ancak kendisini bilerek ulaşabileceği sonucuna yönlendirir. Ayrıca Can’ın tek ve bir olması, en küçük canlıdan en büyük canlıya kadar tüm canlılarda ortak olması, kalp kırmanın en büyük günah olması gibi öğretiler de bu kadim gelenekten sızar Yunus’un içinde olduğu değer dünyasına.

Biz Yunus Emre’nin dizelerinde şifai bir dokunuş ararken, işte bu geleneğin ve arayışın bir katkısına ulaşmak isteyeceğiz.

Yunus Emre’nin çağrısı

1. Yunus kaygıyı öyle bir anlatır ki, (kaygı ile ilgili bir diğer yazımız için bakınız) kaygının hangi açmazlardan doğarak ruhunuza sızdığını bir anda anlayıveririz. Kaygının izlediği yolu keşfedebilirsek, kim bilir belki de onun etkisini azaltmamız mümkün olacaktır.

''Ben kimsededen kormazam
Ya bir zerre kayırmazam

Ben imdi kimden korkayım
Korktuğum ile bir oldum''
(Yunus Emre, Nitekim Ben Beni Bildim)

2. Yunus yalnız olmadığımızı bize duyumsatacaktır. Üstelik söyleyecekleri ise piyasadaki özdeğer fiyakacılığı ile sınırlı değil. Yunus’a kulak verecek olursak kimse yalnız değildir. Çünkü yalnız olacak bir kendiliğimiz söz konusu bile değildir. Rimbaud’un söylediği gibi, ‘Ben bir başkasıdır.’ Yunus benzer şekilde şu dizeleri söyler: ‘Beni bende demen, bende değilim / Bir ben vardır bende, benden içeru’

''Senlik benlik olucağız, iş ikilikte kalır
Çıktık ikilik evinden, sen beni yağmaya verdik

Bu bizim pazarımızda, yokluk olur müşteri
Geçtik bitmez sağınçtan, zamanı yağmaya verdik''
(Yunus Emre, Canı Yağmaya Verdik)
(Matisse, Yaşama Sevinci Tablosu)

3. Yunus Emre modern hayatın sürekli rekabete ve yarışmaya yaptığı çağrıyı boşa düşürecek bir karşı hamle geliştirir. Bu aslında tassavvufun ortak yoludur. Tasavvuf şairlerinin pek çoğu miskin mahlasını kullanmışlar ve maddi kazanımlar yerine daha kalıcı manevi kazanımlara (bu Stoacı felsefenin temel hamlesine de benzer) yönelirler.

''Dilsizler haberini, kulaksız dinleyesi
Dilsiz kulaksız sözün, can gerek anlayası

Dinlemeden anladık, anlamadan eyledik
Gerçek erin bu yolda, yokluktur sermayesi''
(Yunus Emre, Anlamadan Eyledik)

4. Yunus gündelik sıkıntıların geçiciliğini çok güzel anlatır. Yunus’un dizeleri sayesinde, gündelik hayatta kişiler arası gerilim ve çatışmaların manasızlığını anlar gibi oluruz bir anlığına. Çünkü hepimiz aynı yaşam enerjisinin ve canlılığın bir parçası olarak, sürekli birbirimizden etkilenir ve çeşitli tepkiler veririz bu etkilenmeler içerisinde. Fakat ilk kez bu etki tepki mekanizmasını çözdüğümüzde, akışın farkına varır ve yeni bir rahatlamaya ulaşırız.

''Hak bir gönül verdi bana, ha! demeden hayran olur 
Bir dem gelir şadan olur, bir dem gelir giryan olur

Bir dem gelir İsa gibi, ölmüşleri diri kılur
Bir dem girer kibr evine, Fir'avn ile Haman olur''
(Yunus Emre, Bir Dem Gelir)

NOT: İlginizi çektiyse Yunus Emre’nin dizelerini tabii ki öneriyoruz. Fakat eğer yoğun bir iş gününün sonunda kitap okumak zor oluyor diyorsanız, TRT’nin hazırladığı 44 bölümlük Yunus Emre: Aşkın Yolculuğu dizisini izleyebilirsiniz.

“Yunus Emre ile melankoliyi yenmek” için bir cevap

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: