Depresyonu paranteze almak: Husserl ve Epoche

Husserl fotoğrafı.
(Husserl)

Depresyonu fenomenolojinin (Husserl‘in felsefesi) metodolojisini kullanarak paranteze almamız mümkün mü? Yunanca kavramla ifade edilince melankolinin korkup kaçmayacağı açık. Öyleyse ne kerameti vardır epoche denen şeyin? Paranteze almak ne demektir? Depresyonu nasıl etkisiz hale getireceğiz?

Bunların bir anda olup bitmeyeceği açıktır. Daha ziyade depresyonu erteleyecek ya da azaltacak tali araçları arıyoruz. Zira hayat anlardan oluştuğundan, bu küçük dokunuşların daha etkili olduğunu düşünüyorum. Zen bilgeliği ve hermetik gelenek de bizimle aynı fikirde bu yolda.

Epoche ve önyargı

Epoche nedir? Kabaca askıya almak anlamına gelir bu kavram. Fenomenolojik yaklaşımda olayları, hisleri, kavramları ya da kelimeleri paranteze alarak inceleriz. Çünkü her bir fenomenin, içeriği ile birlikte verilişinin tarzı da çok büyük bir önem arz eder.

Aslında fenomenlerin / olguların bize sunuluşu düşünülerek başlatılacak bir şey değil, bu doğal olarak sürer. Gündelik hayatta alışkanlık ve uyku hakimdir, teorik alanda ise bizden önce üretilmiş teoriler. Fakat bu sürekli akış halinin kendisi sorunlu değil midir? Böyle bir akış halini, biz nasıl onun dışına çıkıp inceleyebiliriz?

İşte bu noktada fenomenolojik epoche’yi kullanabiliriz. Felsefeci, neyi inceliyorsa onunla ilgili tüm kabullerini bırakıp, dünyaya hem o fenomen hem de kendisi yeni gelmiş gibi düşünmeye çabalar.

Epoche bizim özelimizde, örneğin melankolinin duygusuna odaklanmak olabilir. Bu duygulandım yoğunluğuna yaşamak. Çünkü çoğu zaman, melankolidense melankoli içinde olmaktan kaynaklı suçluluk duygusu, herkes işinde gücündeylen duygulara kapılmanın duyumsattığı geride kalma hissi, dışarıda kalmanın hüznü gibi yan duygulanımlar kemiriyor insanı. Bu durumda kişi içinde olduğu depresyonun yasını tutmaktan içinde olduğu hali yaşayamıyor.

(Matisse, Dans)

Duygulanımları önyargısız yaşamak

Eğer her duygulanımın yoğunluğuna yaşanılarak aşılabileceğini düşünüyorsak, depresyon ile ilgili önyargı ve kabullerimizi paranteze almalı ve şu noktalara dikkat etmeliyiz:

1. Depresyonda olduğumuz için değersiz ya da suçlu değiliz. İçinde olduğumuz sıkıntılı durum, insan olmanın ve dolayısıyla Yaşam’ın kıvrımlarından birisi olarak kabul edilmeli. Yaratılmış olan her çukura düşülmelidir. Belki de daha ileriye zıplamak için biraz geri çekilmek zorunda kalmışızdır.

2. İçinde olduğumuz duygusal karmaşadan hızla çıkmak zorunda değiliz. Yatağa yatıp tavana bakmak isteyebileceğimiz gibi, hüzünlü filmler izleyip içinde olduğumuz duygulanımın yayılımını uzatma (ve belki de seyretme) hakkına bile sahibiz. Gelen, her zaman geçecektir. Bu Yaşam’ın kanunudur. Bizim müdahale edebileceğimiz olsa bu ritme verdiğimiz tepkiler ve ritme yapacağımız küçük eklemelerden ibarettir. Bunu kabul etmek, rahatlatıcı olabilir.

3. Zamanın akışını hızlandıramayız. Biz sadece anları karşılayışımızın niteliğini değiştirebiliriz. Fakat bu da az şey olmayabilir.

4. Güçlü olmak zorunda değiliz. Güçlülük, gelişim halindeki bir fenomenin en katılaştığı ve sabitleştiği noktaya işaret eder. Fakat bu durum esnekliğe göre evla mıdır? Güçlü bir fırtınayı kaskatı ve yaşlı bir ağaç mı yoksa rahatlıkla esneyebilen bir başak mı daha kolay atlatır. Üstelik Ağacın fırtınayı hissedecek hassasiyete sahip olmadığı bile söylenebilir. Oysa başak, öyle esnektir ki en küçük esintiyi bile yaşama şansına sahip olur.

Sonuç olarak, önyargı ve kabullerin duygulanımlarımızla yüzleşme pratiklerimizi şekillendirdiği söylenebilir. Bu halde, duygulanımlarımızla yüzleşirken hangi ön-varsayımlarca kısıtlandığımızı sorgulamamız, kendimizi yenilememiz için bir fırsat yaratabilir.

Heidegger fotoğrafı.
Heidegger

PS: Heidegger, Husserl’in en iyi ve ona ihanet eden öğrencisidir. Husserl’in epoche’sinin izini, Heidegger’de kaygı kavramında sürebiliriz. Çünkü Husserl felsefesinin başlatıcı hamlesi olan epoche ile fenomenlerin akışını kesintiye uğratırken, Heidegger Dasein’ın gündelik hayatın akışından (yani hergünkülükten) ancak kaygı ile çıkabileceğini söyler. Heidegger ile ilgili yazımız için şuraya bakılabilir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s