Depresyon ve Merkezsizlik

Depresyon sevgisizlikten mi, dünyayı paylaşamamaktan mı, ona katılamamaktan mı doğuyor yoksa bunlara mı yok açıyor? Bu kötü bir soru olabilir. Bilinçli olarak kötü formül edildi belki de. Ama kötü soruları takip etmemin de bir hikmeti olabilir.

Bu soruları duygusal durumum karmakarışıkken sormak çok daha zor. Birkaç kötü olay yaşadım. Ama belki de tam bu anda sormak lazım. Çünkü her an bir yerdeyiz de mutsuzken bir yerde değiliz. Bilinçli mutsuzluğun böyle bir özelliği var.

Sanki her şeyin dışındayım. O yüzden depresyondan bildirmiyorum aslında. Konuştuğum yer yine kafamın içi değil mi? Zaten her zaman öyleydi. Belki şimdi çok kısa bir zaman öyle olmayacak sadece. Çünkü bir kısa devre yaşadık. Aşağılarda, çok aşağılarda bir şeyler bir şeylere değiyor.

Bu çukur yaratılmıştı ve bütün hayatım bu çukura doğru ilerliyordu. Bundan da çıkacağız büyük ihtimalle. Ama bir parçam yine bu çukurda kalacak. Bu yabancılık ilginç. Bunu öğretiyor bize hayat.

Depresyon ve sevinç

Bugün uzun süredir yaşamadığım o içsel çöküş hissi geldiğinde, şaşırdım. Unutmuşum, hatta onu özlemiş olduğumu söyledim bir an kendime. Hassaslaşabildim çünkü. Ama bu neye yarayabilir?

Gerçekten bilmiyorum. Yalnız olmam gerektiği için yalnızsam zaten fark etmez. Tali sebepler buna yol açıyorsa o da ayrı sinir bozucu.

Bir sebep aradığıma göre hala bir yerdeyim. Demek mutsuzluk da mutluluk gibi derece derece. Yeterince mutsuz değilim kendimi özgür hissetmiyorsam.

Yine de bir şeyden eminim: Şimdi mutsuz olduğuma göre bir noktada mutlu olabilir. O yüzden bu iyiye işaret olabilir.

Ruhsal ve bedensel şarampol

Ruhsal çöküş bedensel çöküşe tamamlanırsa acayip bir kafası oluyor. Bunu biliyoruz ztn, o halde sağlıklı beslenmeli, sağlıklı uyumalı, sağlıklı olmalıyız.

Peki ya bu amk yerinde bunları yapamıyorsak? Ve sağlık en uzak olduğumuz şey ise. Çünkü bedensel olan toplumsal ve ekonomik ve fiziksel ise. Ve sürekli başka bir duvar insanın yüzüne vuruyorsa. Belki de vurmak zorundaysa. Çünkü bu duvar üretildiyse.

Hala çare arıyorum. Demek hala kişisel gelişimci, yani kişisel korumacıyım. Neyi koruyorum? Neden kurtulamıyorum? Bir yaşayabilsem şu mutsuzluğu? Ama yok, illa aramda bir şey olacak. Bir his, bir pişmanlık, bir tatmin, bir siyaset… Şu yüzden mutluyum ya da mutsuzum gibisinden bir fikir…

Öyleyse şarampol bile saf değil. Siz ona yuvarlandığınızda ona bir isim veriyorsunuz 🙂

Dünyayı kim taşıyor?

Mitolojide bu sorunun karşılığı Atlas mıydı? Önemi yok, hikayeler biz kendimizi boşaltabildiğimizde işe yarar. Şu anda bunu yapamam.

Ama yine de ilginç olan, dünyayı kimin ayakta tuttuğunun farklı dönemlerde soru işareti olması benim için. Dünya neden yerinde durmalı? Neden yıkılmamalı? Her şeyin yükü nasıl olur da bir anda bizim omzumuzda kalır?

Her soru bir ufuk açar. Demek benim ufkum da bu. Öyleyse yüzleşmeye çalışalım. Bu yine kaçmak şeklinde olacak. Ama yine de ona bir isim vereceğim ben. Çok önemli değil aslında, çünkü her şey kendisini kendileştirerek yok oluyor. Ama yine de bir etkidir bu.

Hüzün birincildir

En küçük, en önemsiz etki, hareket, yaşam kırıntısı bile neden elinden tutulmaya değer olsun? Bunu ‘ben’ açıklayamaz. Ama açıklayabilecek olan da olamıyorum. Ama şundan eminim: Mutluluk değil hüzündür birincil olan. Çünkü yaşam yaşama değdiğinde ilk oluşan acı ve hüzündür. Kendinden çıkmanın, dünyaya gelmenin, ölüme doğru ilerleme ve çoğalmanın ve bütün bu anlamsızlıkla baş etmeye çalışmanın hüznü.

Pathos acıdır. Yaşam acıdır. Buralardan da başlayabiliriz. Ama herkes istediği yerden başlar, istediği yere gelir. İstediği? Evet. Çünkü olanın temelini, olanın ilk anını istemek ya da istemek zorunda kalmak, ya da en azından ona mecbur olmak, yani tecavüze uğramak zorundayız. Yaşamak bu manaya gelir.

Bununla kim yüzleşebilir ki?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s