Kurtlar Vadisi ve adalet sorunsalı

Kurtlar Vadisi iyi bir dizi olmasa da, bize adaletle ilgili iyi bir soru verebilir: Adalet, güç kullanarak ve mevcut yasalar ihlal edilerek sağlanabilir mi? Bozuk bir düzende hak arama yolları tükendiyse, adaleti güç kullanarak sağlamak gerekmez mi? Yoksa bu çabalar da yasanın başka bireyler tarafından ihlali ile mi sonuçlanır?

Üstelik tam bu noktada bireyin alanı ile iktidar aygıtı arasında bir farklılık görürüz. Carl Schmitt’in söylediği gibi, iktidar olağanüstü hale ve olağanüstü olana karar verendir. Yani iktidar, hukuku ve normali belirleme hakkına sahip olandır. Peki bireyler bunu yapmaya başladığında ne olur? Kurtlar Vadisi’nin ilginçligi de buradadır işte: Yasa ve bireyin yer değiştirmesi, adaleti nasıl etkiler? (Kurtlar Vadisi’nin komplocu yönüyle ilgili yazım için şuraya bakabilirsiniz.)

Aslında bu sorun yakın zamanda yaşadığımız Sedat Peker vakası üzerinden de tartışılabilir. Bir zamanların faşisti ve tetikçisi, bugünün muhalifi ve yaramaz çocuğu mu olmuştu? İktidarın gölge oyunlarını açığa çıkardığında, bir kötü adam aklanır mı? Yoksa sadece düzenin kokuşmuşluğunu mu gösterir?

Yasanın ihlali yasanın yeniden oluşturulması için bir yol olabilir mi? Yoksa yasanın ihlali, çok daha derin yaralar mı açar toplumda?

Olağan ve olağanüstü hal

Yasa, kurucu ve uygulayıcı akıl için farklı düzlemdedir. Kamusal alan yasal düzen içerisinde kurulduğunda, kolluk güçleri, vatandaşlar ve mahkemeler yasaların uygulanmasını gerçekleştirir. Fakat yasa kurucu zihniyet başka bir düzlemdedir.

Egemen, olağanüstü hale karar verendir.

Carl Schmitt, Siyasi İlahiyat

Yasaların uygulanması sırasında, değiştirilmesi söz konusu olamaz. Yasalar ancak genel bir savaş durumu, devletin otoritesinin ortadan kalkması, iç savaş gibi olağanüstü hallerde yasalar askıya alınabilir. Bu durumlar da ortak iradenin ortadan kalktığı ve yeni bir kurucu iradenin ortaya çıkacağı dönemlerdir.

Örnek olarak 1923 yılında TBMM nin İstanbul hükümetine karşı toplanıp yeni bir devlet iradesi ortaya koyması gösterilebilir. Bu kurucu meclis, hem anayasa ve yasaları yapıyor, hem yürütme ve yargıyı uyguluyordu. Yeni statükonun kurulması için, bu olağanüstü yetkiler gerekli ve hatta şarttı. Ama her zaman bu örnekteki gibi net değildir konu. Çünkü devletin yani egemenlerin bizzat kendisi karar verir kendisini tehdit eden durumlara.

Ayrıca devlet dediğimiz şey de çoğuldur ve farklı odakları bünyesinde barındırır. Dolayısıyla devlet çok daha küçük tehditlerde bile olağanüstü hal ilan edebilir. Bu küçük gibi görünen tehdit sandığımızdan daha büyük olabilir ya da sadece devlet içerisindeki farklı güç odakları, olağanüstü halin avantajlarını kullanmak isteyebilir.

Ortadoğulu Leviathan: Kontrgerilla

Kontrgerilla, NATO ülkelerinde komünizm tehditine karşı eğitilen paramiliter güçlerin genel adıdır. Türkiye’de geçen yüzyılda pek çok karanlık cinayeti bu güçler işledi. Bu kuvvetler, devlet ve düzenli ordularıyla gerilla tarzında savaşan güçlerle mücadele için kuruldular ve hızla canavarlaştılar.

Kontrgerilla olağanüstü halin uygulanışına iyi bir örnektir. Kurtlar Vadisi’nin senaryosu da bu mekanizmaya dayanır. Derin devlet, devletin içine sızmış güçlerle mücadele edemediğinden, gizli bir ajan aracılığı ile bu örgütlerin karşısına çıkacak bir mafya babası yaratır: Polat Alemdar.

Bu mafya babası, Kurtlar Vadisi’nin ilk 97 bölümünde kimliksiz olarak gizli görevdeyken, dizinin devamı niteliğindeki Kurtlar Vadisi Pusu’da olağanüstü yetkilere sahip bir devlet görevlisi olarak çeşitli icralarda bulunur. Polat Alemdar, devlet adına devlet düşmanlarına kanun dışı her türlü cezalandırmayı uygular.

Kötü adamlar ve demokrasi

Kurtlar Vadisi gibi kötü bir dizide, kötü karekterlerin tek boyutlu olmasından şikayet edemeyiz. Fakat yine de gerçek hayatta insanlar çok daha karmaşıktır. Öyleyse soru şudur : İnsanlar nasıl devlet adına ve hatta devlete karşı suç işler? İnsanlar bu durumu nasıl alışkanlık haline getirir?

Bu soruların tek bir cevabı olmayabilir. Ama en önemli cevap, sınırsız gücün ve sınırsız haklılığın insanı bozmasıdır. Adalet ve demokrasi, her zaman bir çokluğu ve öteki’ye ihtimam göstermeyi / göstermek zorunda olmayı varsayar. Yani önemli olan, bireylerin toplum içindeki ölçülülüğünün korunmasıdır.

Çünkü insan egosu tehlikeli ve aldatıcıdır. Ayrıca insan kendi ruhsal sağlığını oluşturmak için her şeyi aklileştirebilir. Yasa ve toplumsal düzen tam da bu yüzden gereklidir. Çünkü evrensel olan, herkesi kapsar ve herkes adına bir öneride bulunur. Ayrıca sadece bireyin çıkarına olan, akılcı da değildir çünkü uzun vadede toplumu olumsuz etkilediğinden, bireyi de olumsuz etkiler.

Sokrates’in öğretisi, bu durumu çok iyi özetler: Hiç kimsenin bilerek kötülük yapmayacağını söyler üstad. Kötülük, her zaman cahillikten ve ruhun ihtiraslarına uymaktan doğar. Adaletsizlik bugün çıkarıma olsa da, yarın beni de olumsuz etkiler.

Adaletin adaletle suistimali

Bizim sorumuz ise, bu bağlamda iyice ilginçleşir. Çünkü adaletin sağlanması için adaletsizlik yapılması, birden fazla problem doğurur. Birincisi, bu şekilde sürekli ilerlediğimizde, yani sürekli bir adaletsizliği bir başka adaletsizlikle düzelttiğimizde, adalete ulaşıp ulaşamayacağımız sorunudur.

Adalet bu şekilde sağlanamaz, çünkü adalet ideal ve zamansız bir doğruyu gerçekleştirmek değildir. Adalet ulaşılamayan bir hedef ve bir uzlaşıdır. Toplumun tüm paydaşlarının haklarını gözetmek ve mağduru kollamaktır adalet. Ve bu arayışı, çoğulluk içerisinde gercekleştirilmelidir.

İkinci önemli nokta ise şudur: Eğer bir kişi her türlü yasayı ihlal ederek adaleti sağlasaydı, adaleti sağladıktan sonra kendisi yasal sınır içerisine nasıl sığacaktı? Bu sorun devlet için de geçerlidir, ancak devlet soyuttur ve kurallar ve doğru mekanizmalarla sınırlandırılabilir. Adil düzeni güç kullanarak oluşturan bilge zorba-kral, nasıl olup da çoğulluğu dikkate alan bir yasa oluşturabilir?

Sonuç: Adaletin güçle dansı

Sonuç olarak, adaletin güç kullanılarak ve adil olmayan yollarla sağlanmasının hem mümkün olmayacağını, mümkün olsa da sürekli ve sürdürülebilir olmayacağını söyleyebiliriz. Bu yüzden Kurtlar Vadisi‘nin derin hikayesinin bir parados içerdiği ortaya çıkar. Bu paradoks, adaletin özüne ilişkindir: Adalet zorbalıkla sağlanamaz çünkü bu yapıldığında artık adalet olmaz.

Kurtlar Vadisi ve adalet sorunsalı” için bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s