Blog

Etik ve bencillik: Kötü insanlar mıyız?

Her ikili ilişkide kendimizi haklı bulmaya alışığız, hatta ve hatta psikolojik açıdan buna neredeyse mecburuz: Ama bu duygusal mekanizmanın ötesinde, kötü insanlar olabilir miyiz? Neden iyi bir insan olalım ki? Bencilliğimizi aşıp etiğe göre hareket edebiliyor muyuz? Kötü bir insan olup olmadığınız, iyilik – kötülük kavramlarını nasıl ele aldığımıza göre değişecek. Üstelik pek çok durum, […]

Hiçbir şey düzelmeyecek

Her şey çok güzel olacak şeklindeki kapitalist mottoya karşı yükseltmemiz gereken mottonun bu olduğunu düşünüyorum: Hiçbir şey düzelmeyecek. Gireceğiniz yeni bir işle, çıkacak piyango ile, yeni sevgilinizle ya da yeni arkadaş çevrenizle her şey bir anda değişmeyecek. Bunu en iyi Mallarme ünlü dizesi ile ifade eder: “Zarla hiçbir zaman değişmeyecek şans.” Çünkü kazanan her zaman […]

Fizikalizm ve Özgür İrade

Fizikalist zihin yaklaşımı Özgür İrade ile birlikte düşünülebilir mi? İnsanın beyin fonksiyonlarına indirgenmesi özgür iradeyi tehlikeye atmaz mı? Bu yazıda bu konuyu tartışacağız. Bu tartışma bağlamında fizikalist zihin anlayışı ve özgür irade kavramları üzerine konuşmuş olacağız. Felsefenin ve Bilim’in ortaya koyacağı zihin tasavvurunun, özgür irade kavramını nasıl ele alacağımızı etkileyeceği açıktır. Zihnin natüralist tasvirinin özgür […]

Burç inancı bizi neden kötü etkiler?

Burçlar, en eğlenceli ve şirin batıl inançlardan bir tanesi; fakat bu inanç sandığımız kadar masum olmayabilir mi? Gece kanepede uzanmışken ya da biranızı yudumlarken hoşlandığımız kişinin ya da patronumuzun burcunun özelliklerini okumak size nasıl zarar verebilir ki? Bense tam aksini düşünüyorum: Burç inancı bizi kendimiz ve başkalarıyla ilgili önyargılarla dolduruyor olabilir. Dahası bu düşünme biçimi […]

Martin Eden’i romantik aşk mı öldürdü?

Martin Eden, romantik aşkı yitirince neden yaşama sevincini de yitirmişti? Bu soru aslında bizim yaşamımızla da iç içe: İnsan neden yaşama anlam vermek için saf bir sevginin peşine düşer? Oysa yaşamın anlamsızlığına ve boşluğuna aşinayızdır. Neden bu boşluğun ve anlamsızlığın ötesinde bir anlam aramak isteriz? İki öznenin duygulanım durumundan ve karşılaşmalarından ibaret olan romantik aşkı, […]

Cin türleri ve dayandıkları korkular

Cinlerin ve diğer paranormal deneyimlerin, korkularımız ve psikolojik savrulmalarımız ile ilişkili olabileceğini daha önce iddia etmiştim. (Örn. şu yazıda.) İnsan hikaye anlatan canlıdır (Homo-narrans) ve hikayeler ile kabullenir dünyayı. Hikayelerin insan beyninin evrimindeki önemi de araştırmalarla ortaya koyulmuştur. Öyleyse hikayeler, insan için ekmek kadar, su kadar elzemdir. Tam da bu yüzden, hikayeleri yok saymak ve […]

Leyla ile Mecnun neden en kaliteli türk dizilerinden birisi?

Leyla ile Mecnun, özgün hikayesi ve mizahıyla en kaliteli türk dizilerindendi ve izleyiciyi yüreğinden yakalamıştı. Ama bence dizinin asıl dikkat çeken yanı izleyiciyi beyninden de yakalamasıydı. Leyla ile Mecnun, izleyicisini sadece hazları tatmin edilecek edilgen bir alıcı olarak kabul etmemişti. Tam da bu yüzden, yani popüler kültüre yeni bir açılım getirdiği için bile unutulmazlar arasına […]

Ruth Martin Eden’i neden sevmedi?

Martin Eden, saf burjuva kızı Ruth’a aşıktı ve bunu biliyordu; Ruth ise ona olan aşkını çok zor kabul etmiş ve kabul ettikten sonra da onu sürekli bir başkasına dönüştürmeye çalışmıştı. En nihayetinde Martin’e olan inancını kaybetti ve ondan ayrıldı. Oysa kitapta kadının da genç adama aşık olduğuna dair pek çok işaret görürüz. Belki annesinin baskısı, […]

Stranger things 4 neden hayal kırıklığı?

Stranger Things 4. sezonuyla (bence) büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Aslında çok da şaşırmamak gerek, dizi zaten her sezonuyla irtifa kaybediyor. Duffer Brothers sürekli aynı formülü aynı şekilde uygulamaktan nasıl bıkmıyor bilmiyorum. Ama hayal kırıklığının büyüklüğünün başka bir sebebi var bence. Stranger Things hazlarımıza ve beğenilerimize o kadar tempolu şekilde yakın markajda bulunuyor ki, neredeyse […]

Bir meslek için yaşamımızı adamalı mıyız?

Bir meslek için yaşamını adamak bir gereklilik mi yoksa tutkunun göstergesi mi? Patronunuz bunu tabi ki sizden bekleyecektir. 🙂 Fakat hangi şartlar altında bu dış ya da belki de iç (?) isteğe teslim oluruz? Ne zaman yaşamımızı ister bizden bir meslek? Ve bu istek, ne kadar tutkunun, ne kadar kapitalist sömürünün çağrısıdır? En nihayetinde bir […]

Yükleniyor…

Bir yanlışlık oldu. Lütfen sayfayı yenileyin ve/veya tekrar deneyin.


Follow My Blog

Get new content delivered directly to your inbox.