Satantango ve An’ın sonsuz genişliği

Bela Tarr‘ın 7 saatlik filmi Satantango, bir köy ahalisinin içinde oldukları mekan, zaman ve toplumdan uzaklaşma ve birbirlerinden kurtulma çabalarını anlatıyor. Tabii ki bunu başaramıyorlar: Kurtulamaya çalıştıkları bataklık, onlar debelendikçe onları içine çekiyor. Çünkü bazı insanlar, kaçmaktan başka çare bulamazlar, kaçmak arkalarındakini de önlerindekini de daha kötü hale getirse bile.

Satantango, şimdi’lerin sonsuzca sünüp uzamasından ve kendisinden kaçmaya çalışan herkesi tek tek avlamasını anlatıyor sanki. Filmin kalbindeki tango sahnesi, hem meyhanenin içindekileri hem dışındakileri, hem insanın içindekileri hem dışındakileri çok ağır bir ritimle titreştiriyor.

Okumaya devam et “Satantango ve An’ın sonsuz genişliği”

Kahrozat / Damnation (1988) ve Hayvanlaşmak

Kahrozat / Damnation (1988), Bela Tarr‘ın insan olmanın sınırlarını sorguladığı şiirsel filmlerinden birisi. İnsan kendi sınırlarını zorladığında nelere dönüşebilir? Sınır durumlar K. Jaspers‘in söylediği gibi insanın kendisini sınadığı ve araştırdığı durumlar mıdır, yoksa insan olmaktan çıkmaya başladığımız durumlar mı? Kaygı bizi kendimizden uzaklaştırır mı yoksa yaklaştırır mı?

Kahrozat, umutsuz bir aşk hikayesidir bir yanıyla. Fakat aynı zamanda bir parçalanma hikayesidir. Kendisini irade dışı güçlere teslim etmiş ve ancak iradesini boşaltarak bir şeylere bağlanabilen / değer verebilen kahramanımız, içersine sürüklendiği bataklıkta yüzmeye çalışacaktır. Fakat asıl isteğinin yüzmek mi boğulmak mı olduğu açık değildir.

Okumaya devam et “Kahrozat / Damnation (1988) ve Hayvanlaşmak”