Mülteci sorunu ve Kozmopolitizm

Türkiye’de mülteci sorununun yoğun şekilde yaşandığı şehirlerimizi ve kent kültürünü, göç olgusu ve metaforu ile birlikte düşünmek bize hangi fırsatları sunar? Kentlerimizden başlayarak, kültüre ve toplumsal yaşama şekil veren bu “olay”, bizi nasıl etkiliyor? Mülteci krizi ve göç olgusu kültürümüzle nasıl ilişkilenecek?

Okumaya devam et “Mülteci sorunu ve Kozmopolitizm”

Constant’ın New Babylon’u ve Göçebe Düşünce

Sanatçı Constant Nieuwenhuys’ın New Babylon‘u, tüm insanların mesaiden özgürleştiği ve tüm zamanlarını yaratıcı üretim ve boş zaman aktivitesine ayırdıkları bir ütopyadır.

New Babylon‘da, insanlar artık emeklerini satmak için bir yerde kalmak zorunda olmadıkları için, sürekli gönüllü göçebeler olarak yaşarlar. Artık dünya, megastrüktürler ile kolayca gezilebilen ve özgürce iskan edilebilen bir yerdir. Bu özgür dünyanın özgür insanı Homo Ludens, tüm vaktini yaratıcılık için ayırabilecektir Constant‘a göre. Bu ütopyada yaratıcılık ile göçmenliğin iç içe geçmiş olması düşündürücüdür. Deleuze ve Guattari’nin göçebe düşünce fikri aklımıza gelir bu noktada.

Çok gezen mi yoksa çok okuyan mı bilir, bu yazıda bir kere daha yaşanacak bu çarpışma 🙂

Okumaya devam et “Constant’ın New Babylon’u ve Göçebe Düşünce”