Kötü Düşüncelerle baş edememek

Bunların hakikaten sonu yok. Kıskançlığın, yalnızlığın, kendini kötü hissetmenin… Melankoli, endişe ve kaygının sonu yok… Kendimizi korumak zorundayız. Çünkü yaşam karşımızdaki olduğu kadar biziz de. Karşımızdakine iyi davranmamız gerekiyorsa kendimize de iyi davranmamız gerekiyor.

Ve başkasına iyi davranamamak, kendimize iyi davranamamaktan da ileri geliyor belki. Ama başkası ne? Biz neyiz? Bu işaret ettiklerinizin bir anlamı var mı gerçekten? Hangi korkulukların etrafında dönüp duruyoruz? Ve onlardan gerçekten ürküyor muyuz, yoksa onların eksikliğini mi duyuyoruz?

Okumaya devam et “Kötü Düşüncelerle baş edememek”

Endişe ve Zen Budizmi: Kim’in korkularını yaşıyoruz?

Endişeler ve depresyon nüksettiğinde, bu durumu sakince kabul edip kaynaklarını Zen Budizmi ile sorgulamamız mümkün olabilir mi? Sadece kendimizin değil, başkalarının ve toplumun endişelerini de yaşıyor olabilir miyiz? Öyleyse bu durumdan nasıl kurtulacağız?

Eğer toplumun ya da Kültürün beklenti ve talepleri, duygusal yükler, dilin koşullandırmaları, başkalarının talepleri gibi kaynaklardan kaynaklanıyorsa endişe, onun çoğunlukla dış kaynaklı olduğunu söyleyebiliriz. Öyleyse bu yüklerden kaçarak içeriye, Kendiliğe, Oluş’a dönmek nasıl mümkün olabilir? Zen bilgeliği bize bu yolda neler öğretebilir?

Okumaya devam et “Endişe ve Zen Budizmi: Kim’in korkularını yaşıyoruz?”