Freud’un ‘Uygarlığın Huzursuzluğu’ ve Mutsuzluk

Freud‘un Uygarlığın Huzursuzluğu kitabı, bizi derin bir açmazın gölgesinde bırakır: Ya insanlığın en büyük eseri ve kazanımlarının toplamı olan Uygarlık insana mutluluktan çok huzursuzluk getiriyor ve kendi sürekliliğini sağlamak için bireyin isteklerini sürekli baskılıyorsa? Bu açmazı kabul ettiğimizde, insanlığın yüce ideallere yürüyüşünün kazasız yaşanmadığını, pek çok fedakarlık ile ve kurbanlar verilerek gerçekleşebildiğini görürüz.

Bu kabulleniş, kişinin bunalımlarının bir kısmının kaynağını öğrenmesi açısından ufuk açıcıdır. Mutsuzluğu ve tatminsizliği, bireysel frustrasyonlar ile açıklamanın yeterli olmadığını görürüz bu teori ile. Sırf bu sonucu çıkarmak bile psikolojik açıdan rahatlatıcı olabilir. Bu durumda izleyeceğimiz yol, mutsuzluğu kabul etmek ve onu nasıl azaltabileceğimizi araştırmaktır. Freud’un teorisi bu yolda bize nasıl yardımcı olabilir?

Okumaya devam et “Freud’un ‘Uygarlığın Huzursuzluğu’ ve Mutsuzluk”

Freud’un ‘Tek Tanrıcılık’ı: Musa’nın iki yaşamı ve Akheneton

Freud'un Musa ve Tektanrıcılık kitabının kapağı.

Musa ve Tektanrıcılık kitabı, Freud‘un Yahudi tarihçesi ve hikayesi üzerine yürüttüğü dedektiflik niteliğindeki araştırmasıdır. Freud bu çalışmasında Musa‘yı ve öğretisini analiz etmekle kalmaz, Yahudi geleneği içindeki Musa’nın farklı tasvirleri arasındaki bir uyuşmazlığı tespit eder ve bunun arkasındaki sır perdesi üzerine spekülasyonda bulunur.

Büyük düşünürün iddiası şaşırtıcıdır: Musa iki yaşam sürmüş ve ölümden geri dönmüş olabilir mi? Böyle bir şey nasıl mümkün olabilir ve gerçekleştiyse psikolojik ve psiko-sosyal altyapısı nedir? Musa’nın hikayesinin firavun Akheneton ile ne ilişkisi vardır? Musa ve Tektanrıcılık, sadece izini sürdüğü hikaye değil, toplum ve kültür hakkında da çok şey söyleyebilir bizlere.

Okumaya devam et “Freud’un ‘Tek Tanrıcılık’ı: Musa’nın iki yaşamı ve Akheneton”