Cinler ve Paranormal Olayların Psikopatolojisi

Korku hikayeleri ve cinler

Cin hikayelerinin ve diğer paranormal deneyimlerin psikolojik yapısı hakkında düşünmeyi seviyorum. (Bir amatör olarak tabii.) Belki de korku hikayelerini sevdiğimden biraz da 🙂 Bu hikayelerin insan olma durumu ve hayal gücü ile ilgili çok fazla ipucu verdiğini sanıyorum.

Neden başka bir şey değil de, cinler üzerine düşüneceğiz? Çünkü korkunun, insanın en önemli duygulanımlarından birisi olduğunu düşünüyorum. Cin hikayeleri, dinsel inanç ve (karanlık korkusu gibi) ilkel korkularla da ilişkilendiğinden, toplumumuzdaki en önemli korku ögelerinden birisi olmalı. Pek çoğumuz bu hikayeleri bizi hizaya sokmaya çalışan anneannemizden ya da teyzemizden dinlemişizdir. Bazılarımızsa paranormal deneyimler yaşamış ya da en azından bir ruh çağırma seansına katılmış olabilir.

Okumaya devam et “Cinler ve Paranormal Olayların Psikopatolojisi”

‘Çölde Uyuyan Sır’ ve Lilith’in Gizemi

Çölde Uyuyan Sır, eski Mısır söylencelerini İslam ezoterizmiyle çok iyi harmanlayan bir kurgu – roman. Kitap, ölümsüzlüğü arayan bir halife, bir kumandan, eski Mısır’ın kadim lanetlerinden kurtulmaya çalışan bir Firavun ve tanrısının sesini takip eden bir peygamberin birbirine örülen hikayesine odaklanıyor.

Bütün bu hikaye ise, birbirine örülen korkunç ve unutulmuş gizemler etrafında gelişiyor. Bu gizemlerden en ilginçlerinden biri Lilith ve laneti hakkında, diğeri ise antik Mısır mitolojisinde kaynak bulan ve İbrani tasavvufunda izi sürülebilen Allah’ın Gizli Adı efsanesi. (Hikayenin ilk versiyonunda İsis Ra’nın adını, kurduğu tuzak sayesinde bizzat kendisinden öğrenmiştir.)

Öyleyse hikayeler arasında dolaşmaya başlayalım:

Okumaya devam et “‘Çölde Uyuyan Sır’ ve Lilith’in Gizemi”