Nasreddin hocanın oyunu kime?

Nasreddin hoca hikayeleri bizi nasıl şaşırtır? Fıkra kahramanları kah keyiflenirler, kah hüzünlenir Hoca ile karşılaştıktan sonra. Ama karşılaşma, her defasında şaşırtıcı ve içerisinde olunan dilsel bağlamı genişletici / esneticidir. Kahramanlar, bir şekilde üyesi oldukları kültürel kodların akışında bir kesinti durumunu yaşarlar.

Ben bu karşılaşma ve hikayelerin şaşaırtıcılığının, Nasreddin Hoca‘ya özgü bir hakikat anı’ndan kaynaklandığını düşünüyorum. Bu anı yakalamak için, öncelikle Hoca’nın oynadığı oyun üzerine düşünmek istiyorum.

Bu soruyu belirli bir Nasreddin hoca hikayesi üzerinden tartışacağız. Hikayemiz:

Hani vebalini de almış olmayayım, ben de elin yalancısıyım; sözde, Nasreddin Hoca‘nın karısı, daha üç ay demeden gebe istemiş. Doğrusu, Hoca şaşırmış, bir yaşına daha girmiş: ”Yahu, bizim bildiğimiz, kadın dediğin dokuz ayda doğurur; ayın, günün dolmadan nasıl olur bu ?” deyip de karısının yüzüne bakınca, hatun hiddetlenip kocasının üzerine yürümüş:

”Ne demek dokuz ay; bir hesap, kitap etsene! Ben sana varalı ne oldu, üç ay değil mi? Ya sen beni alalı? O da üç ay; etti mi altı ay!” deyince, Nasreddin Hoca‘nın el, sakalında kalmış:

”Hakkın var karıcığım, demiş; bu ince hesaplar benim aklıma gelmemişti!”

Nasreddin Hoca Fıkraları, der. Eflatun Cem Güney, s.
Okumaya devam et “Nasreddin hocanın oyunu kime?”

Nasreddin hoca ile melankoliyi yenmek

Nasreddin hoca fıkra ve hikayelerindeki tasavvuf ve mizah ögeleri melankoli ve depresyonu geriletmemiz için bize yardımcı olabilir mi? Burada sadece mizahın gücünden değil, dünyanın düzenini yadsıyan bir sufinin ironi hamlesinden de yardım alacağız.

Şu klişeyi hepimiz duymuşuzdur: Nasreddin hoca hikayeleri ile güldürürken düşündürmektedir. Fakat bu nasıl bir düşünmeydi? Neyi düşünmeye, neleri sorgulamaya davet eder bizleri? Ve bu davet toplumun yargı, kabul ve beklentilerinden, hüsnü kuruntulardan, egomuzun sarsıntılarından bizi nasıl çekip çıkarabilir? Endişelerimizi nasıl hafifletebiliriz mizah ve ironiyle?

Hazırsak göle maya çalmaya başlayalım 🙂

Okumaya devam et “Nasreddin hoca ile melankoliyi yenmek”