Sevgilisi olan birisine aşık olmak

Evet, böyle bir durumun içindeydim, içindeyim ya da içinde olacağım. Zamanı açık bırakmak istiyorum ismim açık olduğundan. Bu durumun utanılacak bir yanı olduğunu düşünmüyorum. (Mükemmel bir durum olmamakla birlikte.) Birisine aşık olmak normal bir durumsa ve her duygumuzun bir karşılığı olması zorunlu değilse, bu durumda sadece sevdiğimiz kişinin – nesnenin bir başka sevdiği olması gerçeğini eklememiz gerekiyor. İç dünyamın çalkantılarına hoş geldiniz.

Bu yazıyı yazıp yazmamak konusunda çok fazla kararsız kaldım ama bloglarında içten yazılar paylaşan diğer sevgili yazarlar beni cesaretlendiriyor. Bu paylaşımı yapmak da bir tür tedavi olabilir. Eğer siz de benzer bir durumu yaşadınız ya da yaşayacaksanız, sizin için de bir tedaviye dönüşebilir belki okumak.

Okumaya devam et “Sevgilisi olan birisine aşık olmak”

Tacizcinin sevgisi ile aşığın sevgisini ne ayırır?

Bu soru tüylerimi diken diken ediyor. Tacizci burada cinsel obje haline getirdiği ötekiyi neredeyse tamamen ortadan kaldırıp kendi arzusunda yıkanırken, aşık nasıl olup da ötekine yani sevgisini yönlendirdiği kişiye ihtimam gösterebiliyor? Ve en önemli soru: Biz kendi ilişkilerimizde bu iki eğilimden hangisini takip ediyoruz?

Severken, karşımızdakine aşık gibi mi davranıyoruz, yoksa tacizci gibi mi? Karşımızdakini bir insan, yaşamın bir parçası olarak göz önüne alabiliyor muyuz?

Bunlar rahatsız edici sorular olsa da, arzu söz konusu ise bu soru bize bir perspektif sunabilir. Şunu kabul etmek gerek: Herkes arzularının etkisi altındadır. Bazılarımız bunun peşinden gittiğinin Farkında, bazılarımız ise değil. Tabii bu gitmek de seviye seviye olmalı. Çünkü arzunun her yönlendirdiğini yapmak zorunda değiliz. Onu bastırabilir, yönlendirebilir ya da başka stratejilerle onunla baş etmeye çalışabiliriz.

Okumaya devam et “Tacizcinin sevgisi ile aşığın sevgisini ne ayırır?”