İstihbaratın cinleri ve politik inanç

Türk istihbaratının cinleri çalışmalarında kullandığı ve bunlarla pek çok başarı elde ettiği dedikodusu, çeşitli mecralarda karşıma çıkmıştı. Bunun gerçekliğini bilmiyoruz 🙂 ama paranormalin siyasal bir hezeyan ile birlikte olması, bu dedikoduyu benim için ilginç kılıyor.

Paranormale kaçışın, gerçekliğe katlanmanın zorlaştığı noktalarda ortaya çıktığını daha önce iddia etmiştim. Bu ihtiyacın politik arenada ortaya çıkmış olması ise, bambaşka bir fenomene işaret eder. Aklın alanı olan siyasetin, duygulanımlar üzerinden yürütüldüğünü uzun zamandır gözlemliyoruz. Fakat bu örnek, duygulanımdan inancın alanına doğru savruldugumuzu gösteriyor.

Öyleyse inanç ve siyaset hakkında ne düşünmeliyiz? Paranormal, siyaset ve mitoloji nasıl bir araya gelir? Siyasal mitoloji hakkındaki yazım için şuraya bakabilirsiniz. Bu yazıda ise konunun başka bir yönünü tartışalım: Politik bilinç nasıl olur da istihbaratın cinlerine ihtiyaç duyar?

Okumaya devam et “İstihbaratın cinleri ve politik inanç”

Siyasal mitoloji ve hükümdarın kutsallığı

21. yüzyılda yöneticinin – iktidar sahibinin kutsal olup olmadığını sormak garip görünebilir. Fakat içinde olduğumuz temsili ve popülist demokrasi rejimlerinde, yöneticilerin etrafındaki sevgi halkasını oluşturan ve liderleri uğruna ölünecek baba figürleri haline getiren belki de böyle bir kutsallık inancıdır. Öyleyse bu irrasyonel siyasi ruh halini, siyasal mitoloji olarak adlandırabiliriz.

Bu inancı bütün açıklığı ile dinsel monarşilerde okuyabiliriz. Ama belki de bu fikrin temeli, daha da geriye, paganik döneme kadar gidiyor. Bu inanç her halükarda, yöneticinin iktidarını korunası için çok büyük bir avantaj sağlıyor. Peki aynı avantaj devlet ve halk için söz konusu mu? Hükümdarın kutsallığı ve sorgulanamazlığı pek çok problem doğurmayacak mı?

Günümüz demokrasisinde ise durum iyice karmaşıklaşır. Yöneticilerin halk tarafindan sorgulanmasının, topluma hesap vermesinin ve seçilmesinin esas olduğu bir yönetim biçiminde bazı yöneticilerin kutsallık kazanması nasıl sonuçlar doğuracaktır? Böyle bir yöneticinin kazanacağı güç, bir monarktan çok daha korkunç olmaz mı? Seçmenin rızasının medya aracılığı ile manipülasyonu, bu süreci bir tür şeytanla dans haline getirmeyecek midir?

21. yüzyılda siyasi liderlerin uğruna ölünecek baba figürleri haline gelmesi hakkında ne düşünmeliyiz? Hükümdar kutsal mıdır? İçine düştüğümüz siyasal mitoloji bizi nereye kadar sürükleyecek?

Okumaya devam et “Siyasal mitoloji ve hükümdarın kutsallığı”