Meditasyon bir insanın hayatını ne kadar değiştirebilir?

Meditasyon, bir hayata en fazla ne katabilir? Bir kapı mı aralar bize, yoksa hayatımızı değiştirebilir mi?

Yoga ve Zen’in bir sektör yaratmış olduğu da muhakkak günümüzde. Kimsenin ekmeğine mani olmayalım. Ama Kadim doğu öğretisinde, meditasyon sadece spor ve zihinsel rahatlama ile sınırlı mıydı gerçekten? Bu kadar satılabilir ve huzur verici miydi bu yol? Yoksa güçlüklerle dolu bir arayış mıydı?

Meditasyon hem katılımcı için, hem meditasyonu öğreten – pazarlayan için son derece faydalı ve öngörülebilir. Kendimize yönelik farkındalığımızı arttırdığı, duygu ve fikirler ile baş etme tekniklerimizi geliştirdiği de bir gerçek. Ama böyle güvenli bir tekniğin, tek başına bir hayatı değiştireceğini düşünmek en iyi ihtimalle naiflik değil mi?

Bu sorulara nasıl cevap vereceğimiz, asıl sorunuz olan meditasyonun bir hayatı değiştirip değiştiremeyeceği sorusuna vereceğimiz cevabı da belirleyecek.

Okumaya devam et “Meditasyon bir insanın hayatını ne kadar değiştirebilir?”

Endişe ve Zen Budizmi: Kim’in korkularını yaşıyoruz?

Endişeler ve depresyon nüksettiğinde, bu durumu sakince kabul edip kaynaklarını Zen Budizmi ile sorgulamamız mümkün olabilir mi? Sadece kendimizin değil, başkalarının ve toplumun endişelerini de yaşıyor olabilir miyiz? Öyleyse bu durumdan nasıl kurtulacağız?

Eğer toplumun ya da Kültürün beklenti ve talepleri, duygusal yükler, dilin koşullandırmaları, başkalarının talepleri gibi kaynaklardan kaynaklanıyorsa endişe, onun çoğunlukla dış kaynaklı olduğunu söyleyebiliriz. Öyleyse bu yüklerden kaçarak içeriye, Kendiliğe, Oluş’a dönmek nasıl mümkün olabilir? Zen bilgeliği bize bu yolda neler öğretebilir?

Okumaya devam et “Endişe ve Zen Budizmi: Kim’in korkularını yaşıyoruz?”